Basında Biz

Nokta Gazetesi 24-30 Ocak 1993 - Bilgisayarınızın bozulmasından korkmayın, geç kalmaktan korkun! -

BİLGİSAYAR HASTANESİ

Eğer kısa süre sonra biri size bilgisayarınızın aile doktorunu sorarsa hiç şaşırmayın. Çünkü Avrupa ve Amerika’daki benzerleri gibi hasta bilgisayarları tedavi etmek için, sadece teknik servis veren ve bakım yapan bir hastane artık İstanbul’da da var. Kısa bir süre önce Gümüşsuyu’nda açılan “Bilgisayar Hastanesi” genç, yaşlı, ölümü bekleyen tüm bilgisayarların imdadına koşmaya hazır.

Bir hastane düşünün. Ambulansı var, içinde her türlü ameliyat için alet, edevatı var, doktoru var ama hastası ağrılı, sızılı insanlar değil, hayvanlarda değil. Bu hastanenin hastaları  yaşantımızın hemen hemen her alanına giren bilgisayarlar. Evet, yanlış duymadınız. Hatta yakında size bilgisayarlarınızın aile doktorunun kim olduğunu da sorarlarsa hiç şaşırmayın.

Bu bir abartma değil aslında. Çünkü bilgisayarlar bazen ciddi olarak hastalanıp, tedaviye ihtiyaç duyuyorlar. Çoğu zamanda eksik tedavi veya ihmalkarlık  yüzünden bir kenarda kaderlerine terkediliyorlar. Doğal olarak bu da bir çok maddi kayba neden oluyor.

Böyle bir eksikliğin farkına varan üç genç iş adamı Ercan Akbay, Levent Gürkan ve Ahmet Okyay, Bilgisayar Hastanesi’ni kurmaya karar vermişler. Daha once de bilgisayar firması sahipleri olan üç arkadaşı bu fikre iten daha çok çevrelerindeki bilgisayar sahiplerinin şikayetleri ve çaresiz durumları olmuş. Ahmet Okyay “Türkiye’de isteyen herkes teknik servisten faydalanamıyor” diyor ve devam ediyor “teknik servis bizde her zaman satışı destekleyen bir unsur olarak görülür ve müşteri sussun anlayışıyla götürülür. Genelde mallar 1 yıl garantilidir ama asıl arızalar bu sürenin bitiminden sonra başlar. Oysa ki uygulamada yeni mal alan müşteriye gidilir, eski müşteri umursanmaz. Biz de oturduk, karar verdik. Avrupa’da Amerika’da bu tip hizmetler var ama Türkiye’de nasıl oluştururuz, diye düşündük. Çünkü  henüz gerçek servis anlayışı oluşmamış bir ülke Türkiye.”

GARANTİ SÜRESİ.  Şu anda 3000 civarında bilgisayar firmasının olduğunu belirten Ahmet Okyay. “Ama her yıl 1000 kadar firma ortadan kaybolur, 1200 tanesi açılır. Kısaca müşteriler normal garanti süresinden bile çoğu zaman faydalanamazlar” görüşünü savunuyor.

Hastane’nin finans işleriyle meşgul olan Genel Müdür Ercan Akbay ise sorunu, müşterilerin servis karşılığında para ödeme alışkanlığı olmamasına da bağlıyor. Akbay, servis ücretlerinin kimi zaman müşteriden müşteriye değişebileceğini vurgulayarak, müşterinin genelde malı satın aldığı yere servis parası ödemek istemediğini, servis elemanlarının da karşısındaki kişiye ve o an ki haleti ruhiyelerine gore hizmetin bedelinin 100.000 Lira dan 3.000.000 Lira ya kadar değiştirebileceklerini söylüyor.

İşte “Bilgisayar Hastanesi” nin ortaya çıkış sebebi bu noktaya dayanıyor. Genç ortaklar, kesinlikle sadece teknik servis ve bakım hizmeti vereceklerini ve mal satmayacaklarını da özellikle belirtiyorlar. Ahmet Okyay bu şekilde piyasaya  yeni bir anlayış getireceklerini ve hedeflerinin Amerika’daki  standarda ulaşmak olduğunu söylerken Levent Gürkan, kaliteli servisi makul fiyata vereceklerini ekliyor.

GENİŞLEYECEK. Yakın bir zamanda İstanbul’da üç, İzmir, Bursa, Antalya, Ankara gibi illerde de birer şubeye sahip olacak “Bilgisayar Hastanesi”nde şu anda 15 teknik servis elemanı çalışıyor. Hastane sahipleri ideallerinin çalışan sayısını yüzlere ulaştırmak ve trafik sorununu da göz önüne alarak hızlı işleyen bir motorsiklet şebekesi oluşturmak olduğunu kaydediyorlar. Şu an için hastanenin hizmet verdiği  kuruluşlardan bazıları şunlar; Çarşı Menkul Kıymetler, İnternational Hospital, Zeynep Kamil Hastanesi, Euro Türk Bank, Kent Holding, Tacirler Menkul Kıymet, Atom Kimya, Mısırlı Matbaa...

Her türlü bilgisayarın bakımından  anlayan elemanlarla hizmet veren Hastane’de şu anda 3 çeşit “tedavi” sistemi uygulanıyor. Çağrıbaşı olarak nitelenen bu hizmetlerde istenilirse ambulansla “hasta” bilgisayarın bulunduğu yere gidiliyor. Bu durumda ilk saat 50 dolar, ikinci saat 40 dolar. İlk saatin 40, ikinci saatin 30 dolara düşmesi kişinin hastasını kendi getirmesiyle mümkün. İstenildiğinde ise yıllık bir bakım anlaşması yapılabiliyor ve tüm şartlar önceden saptanıyor.

TÜRK’ÜN 5 DAKİKASI... Hastane’nin müşterileri şu anda genelde çeşitli firmalar ve bankalar. Zaman zaman kişilerden de talep geliyor. Genelde en kısa sürede mevcut talebe cevap vermeye çalışan servis elemanlarıbazen bu yüzden insanları şaşırttıklarını belirtiyorlar.  Hatta Alman bir müşteri, çağırmasından 45 dakika sonra gelen servis elemanlarına tekrar tekrar memnuniyetini belirtmeden edememiş. Türkiye’de bu kadar hızlı hizmet veren bir servisin varlığından haberdar olmadığını ve hep, Türk’ün 5 dakikası 3 dünya saatine eşittir diye bildiklerini  söyleyen bu Alman ardından da pek çok müşteri göndermiş Hastane’ye. Bunu “iyi hizmet hiç bir zaman karşılıksız kalmaz” diye tanımlıyor hastane doktorları.